İstiklal Marşı’nın Türkiye Büyük Millet Meclisinde Kabulünün 100. Yıl Dönümü Mesajı

İstiklal Marşı’nın Türkiye Büyük Millet Meclisinde Kabulünün 100. Yıl Dönümü Mesajı

“Ebediyen sana yok, ırkıma yok izmihlal!” şiarıyla hürriyetimizin ve bağımsızlığımızın en somut ifadesi olan İstiklal Marşı’nın millî marşımız olarak kabul edilişinin 100. yılına ulaşmanın huzurunu ve gururunu yaşamaktayız.
İstiklal mücadelesinin buhranlı günlerinde şanlı ecdadımızın bizlere emanet ettiği vatanımıza, bayrağımıza, ezanımıza, namusumuza göz koyan hainler çeşitli oyunlarla küçük hesaplarla bizleri tarih sahnesinden silmenin hesabını yapmışlardır.
Tarihin tekerrürden ibaret olduğunu bilmeyen bu aklıevvel güruh; tarih boyunca destan yazmış, kanının son damlasını dahi seve seve feda eden bu milletin “Garb’ın âfâkını sarmışsa çelik zırhlı duvar/ Benim iman dolu göğsüm gibi serhaddim var” nidasına kulak vermek zorunda kalmışlardır.
İstiklal ve istikbal mücadelemizin en çetin geçtiği dönemlerde yüreği vatan-millet aşkıyla ve bağımsızlık sevdasıyla yanan merhum Millî Şairimiz Mehmet Akif Ersoy'un yazdığı İstiklal Marşı, aziz milletimizin hissiyatına birebir tercüman olarak en güzide ifadeyle “Ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım/Hangi çılgın bana zincir vuracakmış? Şaşarım!” diyerek milletimizin duygularını bu veciz dizelerle ifşa etmiştir.
İstiklâl Marşı, kaleme alındığı dönemin millî ruh halini yansıtan en önemli bağımsızlık belgemizdir. Her satırı, bir yandan insanımızı cesaretlendirmeyi gaye edinirken diğer yandan da hedef koyarak “Sahipsiz olan memleketin batması haktır/ Sen sâhip olursan bu vatan batmayacaktır” demiştir.
Mehmet Akif, emperyalist istilayı pasif bir şekilde takip etmek yerine, Türkiye Büyük Millet Meclisi açıldıktan bir gün sonra Ankara’ya ulaşarak millî mücadelede aktif bir şekilde yer alıp “Âtiyi karanlık görerek azmi bırakmak/Alçak bir ölüm varsa, eminim budur ancak” anlayışıyla vatanseverliliğini göstermiştir.
Mehmet Âkif, İslam’ın son kalesi olarak gördüğü Anadolu’yu ayakta tutmak için çırpındı. Bu nedenle İstiklal Marşı’nın tek bir satırında bile ümitsizlik, korku, kaygı yoktur. Her satırı büyük bir özgüvenle örülmüştür. Sadece yazıldığı dönemi değil, geleceği de muhatap almıştır. Bu özelliği nedeniyle her zaman bıkmadan usanmadan gururla okuduğumuz ve ilelebet okuyacağımız kutlu bir marştır.
Bu vesilesiyle İstiklal Marşı’nın yazılışının 100. yılı münasebetiyle merhum Mehmet Akif Ersoy’u bir kez daha minnet ve şükranla yâd ediyorum. Merhum Akif’in duasıyla “Allah bu millete bir daha İstiklâl Marşı yazdırmasın!” niyazında bulunuyorum.

Copyright © 2020 Sivas Bilim ve Teknoloji Üniversitesi,Yenişehir Mah. Kardeşler Cad. No:7/1