Üniversitemizde Atık Bitkisel Yağlardan Biyodizel Üretimi

Üniversitemizde Atık Bitkisel Yağlardan Biyodizel Üretimi

Sivas Bilim ve Teknoloji Üniversitesi (SBTÜ) Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Kimya Mühendisliği Bölümü laboratuvarında, evlerden temin edilen atık yağlardan biyodizel yakıt ve ilaç sanayisinde kullanılan gliserin elde edilmeye başlandı. Çalışmayı yürüten Öğretim Üyesi Dr. İbrahim Korkut, "Biyodizel, dizel motora sahip araçlarda kullanılarak petrole olan bağımlılığı azaltıyor. Toplanan atık yağların dönüştürülmesiyle hem çevre kirliliği engelleniyor hem de ekonomiye kazandırılıyor. Aynı işlem sırasında yan ürün olarak da gliserin elde ediliyor" dedi.
Sivas'ta çöpe giden bitkisel ve evsel atık yağları değerlendirmek isteyen SBTÜ Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Kimya Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Dr. İbrahim Korkut, laboratuvar ölçekli bir çalışma başlattı. Laboratuvar ortamında ayrıştırma işlemi yapılan atık yağlardan biyodizel yakıt ve ilaç sanayisinde kullanılan gliserin elde edilmeye başlandı. 

Biyodizelin bitkisel yağların veya hayvansal yağların kısa zincirli metanol veya etanol gibi alkollerle tepkimesi sonucunda açığa çıktığını belirten Korkut, şunları söyledi: 

"Dizel motorlarda herhangi bir modifikasyona gerek duymaksızın doğrudan veya dizel yakıtı ile karıştırılarak kullanılabilir. Ülkemizde 1 Ocak 2018 tarihindeki tebliğ ile motorin türevlerine hacimce en az yüzde 0,5 olacak şekilde harmanlanması gerekmektedir. Biyodizel hammaddesi olarak kullanılan yağların üç tip kaynağı vardır. Birinci tip yağ kaynağı ayçiçeği, soya ve kanola gibi yenilebilir cinsten olup, biyodizel üretimi için ülkemiz koşullarında üretim yeterli olmadığından ve bu yağları ithal ettiğimiz için uygun değil. Yenilmeyen yağ grubunda yer alan hurma, karanja ve mahua yağı gibi yağların da elde edilmesi için de bu bitkilerin ekilebilir mevcut tarım arazilerini kullanılacağından, yemeklik yağlar için ekilebilir tarım arazilerinizi azaltacağından dolayı uygun değil. Üçüncü tip yağ kaynağı ise evlerden ve gıda işleme tesislerinden temin edilebilecek olan atık bitkisel kızartma yağları ve hayvansal yağlardır. Böylelikle toplanan atık yağlar hem çevre kirliliğinin oluşması engellemekte hem de ekonomiye kazandırılmaktadır. Bilindiği üzere 1 litre atık yağ, bir göl büyüklüğündeki suyu kirletmeye yeterlidir. Ayrıca atık yağlar kanalizasyonlarda tıkanmalara sebep olmaktadır."

'1 LİTRE ATIK YAĞDAN 1 LİTRE BİYODİZEL'

Bu üretimin yakıt konusunda dışa bağımlılığı azaltacağını dile getiren Dr. Korkut, "Biyodizelin özelliği, dizel motora sahip araçlarda kullanılarak petrole olan bağımlılık azaltması, yüzde yüz biyobozunur olması ve üretiminde günümüz şartlarında petrole ihtiyaç duyulmamasıdır. Bu çalışmamızda evlerden temin edilen atık yağdaki katı partikülleri süzme işlemi ile ayrılmaktadır. Sonrasında yağ ısıtılarak içerisindeki suyu uzaklaştırıyoruz. Serbest yağ aside ölçümü sonrası gliserin ile esterifikasyon tepkimesine sokarak serbest yağ aside miktarı yüzde 0,5 oranına kadar düşürülmektedir. Elde ettiğimiz yağı, katı katalizör varlığında transesterifikasyon (alkol değişim tepkimesi) tepkimesine sokarak biyodizel ve yan ürün olarak gliserin elde ediliyor. 1 litre atık yağdan 1 litre biyodizel üretilebilmektedir. Yan ürün olarak elde edilen gliserin saflaştırılarak başka kimya endüstrilerinde, ilaç sanayisinde hammadde olarak kullanılabilmekle beraber, ilk aşamadaki esterifikasyon işleminde de kullanılabilir. Laboratuvar çalışmalarımızın tamamlanmasının ardından pilot ölçekli üretim çalışmaları yapılacak" dedi. /DEMİRÖREN HABER AJANSI 

  • Gösterim 275
  • Toplam 5

 


Copyright © 2020 Sivas Bilim ve Teknoloji Üniversitesi,Yenişehir Mah. Kardeşler Cad. No:7/1